Güllaç Tarifi için Ramazan ayının geleneksel tatlısı diyebiliriz. Osmanlı mutfağından günümüze kadar Ramazan akşamlarında yerini korumuştur. İsmini içine konan gül suyundan alan Güllü Aş – Güllaç’ın Nar ile süslenmesi de Osmanlı döneminden gelen bir gelenek.

İftarda ağır yedikten sonra şerbetli hamur tatlıları yerine sütlü, serin ve hafif bir tabak Güllaç ramazana en çok yakışan tatlılardan.

Ramazan Güllaç Tarifi

100 gramında yaklaşık 150 kalori olan güllaç gayet hafif ve sağlıklı bir tatlı. İçerdiği B ve E vitaminleri-protein sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği söyleniyor. Ayrıca süt sayesinde oruçtan dolayı düşmüş olan kan şekerini de normale getirdiği belirtiliyor.

Güllaç Tarifi Malzemeleri:

  • 10 tane güllaç yufkası
  • 2,5 litresüt
  • 750 gram şeker
  • 1 paket vanilya

Üzerini süslemek için,

  • Nar taneleri veya frambuaz-vişne ile renklendirebilirsiniz.
  • Ayrıca dövülmüş antep fıstığı veya ceviz içi de çok yakışacaktır.

Güllaç Yapılışı:

  • Önce süt ve şekeri bir tencerede kaynatın.
  • En son vanilyayı ekleyip ılımaya bırakın
  • Tepsiye bir güllaç yaprağını koyun. Parlak kısmının üste gelmesine dikkat edin.
  • Güllacın ince olmasını istiyorsanız geniş bir tepsi kullanın.
  • Güllaç yaprağının üzerine ılımış sütten bir kepçe gezdirin.
  • Üzerine bir yaprak daha koyup yine bir kepçe süt dökün. Tüm yaprakları bu şekilde sırayla tepsiye koyun.
  • Eğer yaprakların arasına ceviz-nar koymak isterseniz koyabilirsiniz.
  • Süt fazla geliyor gibi görünebilir ama merak etmeyin. Güllaç yaprakları sütü fazla çekiyor.
  • Sonra tepsiyi buzdolabında en az 1-2 saat bekletip soğutun.
  • Güllaçı servis ederken, her bir dilimin üzerini dövülmüş ceviz içi ve frambuaz-vişneler ile süsleyin.

Afiyet olsun…

Tepside Güllaç

Not:
Güllaç yaprakları nasıl yapılıyor diye merak edip biraz araştırdım.

Mısır nişastası-un ve su karışımından yapılan hamur ince şekilde tavada pişirilip kurutularak yapılıyormuş. İdeal güllaç yaprağı 30-35 gram kadar. Kalını lapa oluyor, incesi de kolay kırılıyor.

saffet-abdullah

Osmanlı döneminde halk nişastadan yufkalar açıp bu yufkaları saklarlarmış. Zamanla kuruyan bu yufkaları da süt ve şekerle ıslatarak yerlermiş. Zamanla içine ekledikleri gül suyu ile ismini “güllü aş” olarak almış. Günümüze de Güllaç olarak gelmiş.

Güllaç tatlısı saray mutfağında da yerini almış ve sarayın çok sevdiği bir tatlı olmuş. O dönemlerde güllaç yaprakları kömür ocaklarında saç tavalarda yapılırmış.

Ek olarak klasik tepside Güllaç Tarifinden farklı olarak, Oktay Usta Sarma Güllaç tarifi de denenmeye değer görünüyor.