Un Helvasının yapımı aslında çok basittir. Önemli olan kıvamı tutturmak yani elinizin lezzeti. Tarife uyarsanız büyük ihtimalle sonucu güzel olacaktır.

Bu vereceğim tarifi özel kılan da Nuray yengemin elinden çıkmış olması. Hopa’da da çok ünlüdür Nuray yengemin un helvası. Herkes un helvası yapar ama Nuray yengem hasını yapar :)

Nedir bu kadar güzel olmasını sağlayan henüz çözemedim ama kıvamı ve tadı bu kadar mükemmel olanına çok az rastlamışsınızdır.

Un helvası yerine Eğer İrmik Helvası Tarifi arıyorsanız tıklayın.

Nuray yengem babaannemin ölüm yıldönümü için yapmıştı bu un helvasını. Hazır bulmuşken kameraya çektim, kendi ağzından dinleyin istedim tarifi. Ne yalan söyleyeyim onunki gibi olmayabilir tarifiniz ama  yine de harika bir helva yapacaksınız bu tarifle…

Un Helvası Malzemeleri

  • 3-4 fincan un
  • 1 paket margarin
  • 1/2 paket tereyağ
  • 1,5 paket pudra şekeri
  • 1 avuç ceviz ya da fındık

Un Helvası Yapılışı

  • Unumuzu çok kısık ateşte yaklaşık 1 saat kadar kavurun.
  • Kavurduğumuz unu elekten geçirerek yoğurma kabına (video da tekne diye bahsedilen) alın.
  • Erittiğiniz yağınızı ekleyin.
  • Tahta kaşığın tersi ile güzelce bastırarak karıştırın.
  • Yoğurduğunuz malzemelerin ısısı azalınca pudra şekerini ekleyip yoğurmaya devam edin.
  • Malzemenizi fırın tepsisine alın. Bastırarak tepsiye yayın. Tepsiye yaydığınız helvayı kare kare dilimleyin.
  • Tepsiyi oda sıcaklığında bekletin. 1-2 saat içinde servise hazır hale gelir.

Önemli ;

  • Un helvasının renginin resimdeki gibi olmasını istiyorsanız; ununuzu çok kısık ateşte kavurun.
  • Un helvasını yoğururken metal kaşık kullanmayın.
  • Helvayı tepsiye yaydıktan sonra muhakkak dilimleyin. Dilimlemezseniz un helvası soğuyunca dağılır
  • ve dilimleyemezsiniz.

Sahrap Soysal’ın Un helvası tarifi de güzel görünüyor. Deneyebilirsiniz.

Cevizli Un Helvası Tarifi’de denemeye değer.

Helva hakkında ve Helvanın tarihçesi

Helva; Arapça kökenli bir kelime. Arapça hulv kelimesinden türemiş. Hulv; tatlı, hoş ve güzel anlamına geliyor.

19. yüzyılın sonlarına kadar “halva” şeklinde söylenegelen isim, İstanbul konuşma dilinde zamanla helva olarak dönüşmüştür.

Sadece sarayın ve İstanbul’un değil, tüm İmparatorluğun, bütün toplumsal kesimlerin ve bütün zamanların tatlısı olan helva, ayrıca geleneğimizde törensel bir anlam da taşır.

Osmanlı’da helva sıradan bir gıda ürünü olmaktan çıkıp sosyolojik bir değer kazanmıştır. Helvanın etrafında çok zengin, güçlü ve etkileyici bir kültür oluşmuştur. Sarayda çeşitli sebeplerle helva yapılıp yenildiği bilinmektedir.

Şunu da belirtmek gerekir ki, helva sadece sarayda yapılmıyordu . İstanbul’da çok sayıda tatlıcı ve helvacılar vardı. İstanbul’da o günlerden bugüne ulaşan ve çalışmakta olan tatlıcı ve helvacılar bulunmaktadır.

Sevincini paylaşmada, sevincine ortak etmede hangi sebep olursa olsun eş, dost ve akrabayla bir tabak helva yemek adettendi.

Halk arasında yaygın olarak helva, ölü evinde cenazeden sonra yenilir. Osmanlı sarayında ise bu düşünce tam tersidir:
Sultan III. Mustafa`nın çocuğu doğduğunda onun adına helva pişirilip, dağıtıldığını ve eğlencelerin düzenlendiğini gösteren arşiv belgesi
bulunmaktadır.